Okul Çağındaki Çocuklar İçin Büyüme Sütü Formülü
Çocukların bağımsızlıklarını kazanmakta ve okula hazırlanmakta oldukları dönem…
Okul öncesi ve erken okul yılları, bilişsel gelişmenin yanı sıra, sosyal gelişmeyle de karakterize edilir. Okul öncesi (3 ila 5 yaş arası) çocuklar ve erken okul çağındaki çocuklar gelişim açısından iki farklı grup içinde sınıflandırılabilmelerine karşın, her iki grupta da ortak olan faktörler artan bağımsızlık ve aile dışındaki kaynaklardan gelen etkiler her ikisini de besinsel eksiklikler açısından bezer risklerle karşı karşıya bırakabilir .
Okul öncesi çocuklar, düşüncelerini ve eylemlerini etkileyecek olan başka çocuklarla ilişkiler kurup geliştirmeye başlamaktadırlar. Motor (hareket) becerilerini de ilerletmektedirler. Bununla birlikte, yargılama yeteneği motor beceriler kadar ilerlemiş olmayabileceği için, yetişkinlerin gözetimi önemini korumaktadır.
Okul öncesi çocuklar, bilişsel ve zihinsel gelişimde ilerleme kaydettikçe, sözcük dağarcıkları da genişleyerek en az 2,500 kelimeye çıkar ve anladıkları kelime sayısı 13.000’i bulabilir. Okula hazırlanıyorken, zaman kavramı, sayı sayma, büyüklük ve akıl yürütme konularında kavrayış geliştirmektedirler. Okumaya ve yazmaya karşı ilgi sergileyebilirler.
Yaşı 6 ve daha büyük olan okul çağındaki çocuklar aile bireylerinden başka kişilerle en dışında daha fazla zaman geçirmektedirler. Arkadaşlarıyla daha fazla kaynaşıp grup aktivitelerine daha fazla katıldıkça, çocuklar önderlik yapma ve kazanma isteği edinirler. Okul çağındaki çocukların hassas motor becerileri hızla gelişmektedir. Becerilerini ve güçlerini sınayan oyun etkinliklerinden özellikle zevk alırlar. Okul çağındaki çocuklar daha geniş dikkat aralıkları, daha büyük bellek kapasitesi, artan problem çözme becerileri ve daha zengin sözcük dağarcığı kazınmış durumdadırlar. Okuma ve yazma, genişleyen bilgi dağarcıklarını kullanmak için büyük bire merak ve istek sergileyen bu çocukların başta gelen ilgi alanlarıdır.
6-8 yaş arasındaki okul çağı dönemi ile beyin gelişimindeki ve zihinsel işlevsellikteki sıçramalarla ilişkili olması, okul çağındaki çocukların beyin büyümesine ve gelişimine yararlı olan besin öğelerini almaya devam etmeleri gerektiğini ortaya koymaktadır. Demir ve çinko bu besin öğeleri arasındadır; bunların eksikliği sinirsel-ruhsal (nöropsikolojik) performansı zedeleyebilir ve öğrenme üzerinde olumsuz bir etkiye sahiptir. Bebeklik dönemindeki yararları araştırmacılar tarafından belirtilmiş olan uzun zincirli çoklu doymamış yağ asitleri (LCP’ler ya da LCPUFA’lar), yani araşidonik asit (AA) ve dokozaheksaenoik asit (DHA) de bu yoğun bilişsel gelişim döneminde önemli olabilir. Bazı araştırmalar, bu yağ asitlerinin okul öncesi çocukların bilişsel gelişimi için de yararlı olabileceğini ortaya koymaktadır.
Okul öncesi çocuklar, yemek yeme konusunda genellikle sağlıklı bir tutuma sahiptirler ve açlığa karşı doğal bir yanıt olarak yemek yerler, ama yine de bireysel ve değişebilen gıda tercihlerine sahip olabilirler. Basın-yayın organlarında yapılan, albenili ama düşük besinsel niteliğe sahip yiyecek ve atıştırmalık reklamlarından etkilenebilirler. Okul çağındaki çocuklar evi dışında daha sık yemek yerler ve bu nedenle, gıdaların seçimi konusunda reklamların yanı sıra, akranlarının baskılarından da olumsuz etkilenmeye açıktırlar.
Anne-babalar çocukların gıda seçimleri üstünde hala önemli derecede etkili olmalarına karşın, burada sözünü ettiğimiz etkenler dengeli bir diyet sağlama görevini zorlaştırabilir. Dünyanın çeşitli yerlerinde yapılan diyet araştırmaları, bu yaştaki çocukların demir, çinko ve belirli vitaminler gibi birçok besin öğesi açısından somut şekilde eksiklik riskleriyle karşı karşıya olduklarını doğrulamaktadır.
|